Miras Hukuku
Türkiye'de Tereke Kayyımı: Yabancı Mirasçılar İçin Pratik Rehber
Yayın tarihi 11 Haziran 2026·4 dk okuma
Av. Mona Hukuk Editör Ekibi - Antalya · Antalya Barosu
Türkiye'de miras kalan taşınmazlar ya da banka hesapları söz konusu olduğunda, farklı ülkelerde yaşayan mirasçılar terekenin nasıl yönetileceği konusunda çoğu zaman ortak hareket edemez. Bu durumda Türk hukuku pratik bir çözüm sunuyor: mahkeme tarafından atanan tereke kayyımı ya da tereke temsilcisi. Antalya'da mülkü bulunan yabancı uyruklu mirasçılar için bu mekanizmayı tanımak, uzun soluklu hukuki tıkanıklıkları baştan önleyebilir.
Türk Medeni Kanunu Ne Düzenliyor?
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 640. maddesi, her mirasçıya paylaşım gerçekleşene kadar miras ortaklığı adına hareket edecek bir temsilci atanmasını mahkemeden talep etme hakkı tanır. Bu temsilci terekenin günlük işlerini yürütür: kira alacaklarını tahsil eder, tereke borçlarını öder ve dava açmak ya da davaya muhatap olmak gibi hukuki süreçlerde tüm mirasçıları temsil eder.
İkinci bir uygulama alanı ise mirasçıların kim olduğunun belli olmadığı durumlar. Mirasçılık haklarının henüz netleşmediği bu hallerde mahkeme, terekeyi korumak amacıyla kayyım atamak zorundadır. Yargıtay kararlarında açıkça vurgulandığı üzere, mirasçıları belirsiz olan bir terekenin Hazine de dahil olmak üzere pek çok tarafın menfaatini ilgilendirdiğinden kayyım ataması zorunludur.
Her iki tür başvuruda da yetkili mahkeme, miras bırakanın Türkiye'deki son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi'dir.
Hangi Durumlarda Kayyım Talep Edilir?
Yargıtay, mirasçılar arasında açık bir çatışma olmasa dahi tereke temsilcisi atanmasının istenebileceğini pek çok kararında teyit etmiştir. Antalya'daki yabancı uyruklu mirasçıların sıklıkla başvurduğu nedenler şunlardır:
- Kira geliri yönetimi: Miras kalan daire, villa veya işyerinden elde edilen gelirlerin düzenli tahsili ve adil dağıtımı için yetkili bir kişinin görevlendirilmesi gerekir.
- Devam eden hukuki süreçler: Tapu iptali davası, alacak takibi ya da yapı kusuru talebi gibi işlemlerde terekenin tek bir temsilci aracılığıyla temsil edilmesi şarttır.
- Farklı ülkelerdeki mirasçılar: Her rutin karar için yurt dışındaki birden fazla mirasçının yazılı onayını almak pratikte neredeyse imkânsızdır.
- Ulaşılamayan ya da kimliği bilinmeyen mirasçı: Tüm mirasçılar tespit edilmeden vasiyetsiz mirasın paylaşımı hukuken tamamlanamaz.
Başvuru Nasıl Yapılır?
Başvuruyu yalnızca bir mirasçı bağımsız olarak yapabilir; diğer mirasçıların onayı aranmaz. Mirasçının payının büyüklüğü ya da Türkiye'de ikamet edip etmemesi de belirleyici değildir.
Dava dilekçesine şu belgeler eklenir:
- Tüm mirasçıları ve miras paylarını gösteren veraset ilamı
- Kayyım atanmasının neden gerekli olduğuna dair özlü bir açıklama
- Varsa, önerilen kayyım adayının iletişim bilgileri
Dava, miras bırakanın Türkiye'deki son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılır.
Kayyım Kim Olabilir?
Mahkemenin bu konuda geniş bir takdir yetkisi vardır. Mirasçılardan biri, bir avukat, mali müşavir ya da üçüncü bir kişi kayyım olarak atanabilir. Ancak aday ile diğer mirasçılar arasında çıkar çatışması varsa —örneğin aday, tereke malları üzerinde açılmış bir davanın tarafıysa— mahkeme bağımsız bir profesyoneli tercih eder.
Atanan kayyım; tereke mallarını yönetebilir, kira gelirlerini tahsil edebilir, tereke borçlarını ödeyebilir, dava açabilir ya da açılmış davalarda terekenin tarafı olabilir. Buna karşın terekenin paylaşımına karar verme ya da mirasçılara dağıtım yapma yetkisi kayyımda yoktur; bu adımlar mirasçıların ortak kararını ya da ayrı bir mahkeme sürecini gerektir.
Görev Süresi ve Denetim
Kayyımın görevi, tereke resmen paylaşılana ya da mahkeme görevi sona erdirene kadar sürer. Herhangi bir mirasçı, kayyımın yetkilerini kötüye kullandığını ya da sonradan bir çıkar çatışması doğduğunu ispat ederek görevden alınmasını her zaman talep edebilir.
Denetim makamı Sulh Hukuk Mahkemesi'dir; kayyımın belirli bir kararına itiraz ise denetim mahkemesi olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Kayyımın ücreti tereke malvarlığından ödenir ve mahkemece belirlenir.
Kayyımın rolü tamamen koruyucu niteliktedir: mirasçıların saklı pay haklarına müdahale edemez ve terekenin değerini kalıcı biçimde azaltacak tasarruflarda bulunamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
S: Yabancı uyruklu bir mirasçı Türkiye'ye gelmeden başvuru yapabilir mi?
Evet. Noterden onaylı bir vekaletname ile yetkilendirilmiş bir Türk avukat aracılığıyla dava açılabilir. Antalya'da fiziksel olarak bulunmak zorunlu değildir.
S: Diğer mirasçılar itiraz etse bile kayyım atanabilir mi?
Evet. Mahkeme başvuruyu bağımsız olarak değerlendirir; diğer mirasçıların rızası aranmaz.
S: Kayyım, miras kalan taşınmazı satabilir mi?
Hayır. Olağan yönetim yetkisi kapsamında satış yapılamaz; bunun için tüm mirasçıların rızası ya da mahkeme onayı gerekir.
S: Kayyımın işlemlerine nasıl itiraz edilir?
Belirli bir karara itiraz, Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yapılır; bu mahkemenin kararı da Asliye Hukuk Mahkemesi'nde denetlenir.
S: Antalya'da süreç ne kadar sürer?
Belgeler eksiksizse ve taraflar arasında uyuşmazlık yoksa ilk duruşma genellikle birkaç hafta içinde gerçekleşir.
Mona Hukuk Nasıl Yardımcı Olabilir
Mona Hukuk, Antalya'da yabancı uyruklu mirasçılara veraset ilamı alınmasından tereke kayyımı atanmasına kadar tüm miras hukuku süreçlerinde danışmanlık sunmaktadır.
Antalya'da bir danışmanlık için contact@monahukuk.com adresinden bize yazabilir veya +90 (242) 606 14 32 numarasından arayabilirsiniz.
Türk Hukuku'ndaki gelişmeleri haftalık özet olarak almak ister misiniz?
Resmî Gazete duyuruları, yargı kararları ve mevzuat değişikliklerini haftalık olarak e-postanıza gönderiyoruz. Ücretsiz; istediğiniz an iptal edebilirsiniz.
İlgili Makaleler
Miras Hukuku
Türkiye'de Sağ Kalan Eşin Miras Payı ve İntifa Hakkı
27 May 2026 · 4 dk okuma
Makaleyi okuMiras Hukuku
Türk Miras Hukukunda Saklı Pay: Korunan Mirasçı Hakları
11 May 2026 · 4 dk okuma
Makaleyi okuMiras Hukuku
Yabancı Vasiyetnamenin Türkiye'de Tanınması ve Uygulanması
28 Nis 2026 · 4 dk okuma
Makaleyi oku