Hukuk Bülteni
Hukuki Haberler — 18 Mayıs 2026: UYAP Al Karar, TBB Tepkisi
Yayımlandı 18 Mayıs 2026·7 dk okuma
18 Mayıs 2026 haftasında Türk hukukunda dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Adalet Bakanı Gürlek, 30 milyondan fazla yüksek mahkeme kararına yapay zekâ destekli erişim sağlayacak UYAP Al Karar Destek Sistemi'ni duyurdu. Türkiye Barolar Birliği, yabancı sermayeli şirketlere hukuk danışmanlığı yolunu açan kanun teklifine sert tepki gösterdi. Resmî Gazete'de konkordato, icra personeli ve gemi acenteleri yönetmelikleri değiştirildi.
Hukukçunun Gündemi
UYAP Al Karar Sistemi: 30 Milyon Mahkeme Kararına Yapay Zekâ Erişimi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı süreçlerinde dijitalleşme kapsamında **"UYAP Al Karar Destek Sistemi"**nin hayata geçirileceğini duyurdu. UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi), Türkiye'nin tüm mahkemeleri ve savcılıklarını birbirine bağlayan elektronik adalet altyapısıdır; 2004 yılından bu yana adliyelerde temel iş akışı aracı olarak kullanılmaktadır.
Yeni yapay zekâ modülünün sağlayacağı başlıca özellikler:
- 30 milyondan fazla yüksek mahkeme kararı ve içtihadın saniyeler içinde taranabilmesi
- Hâkim ve savcılar için emsal karar araştırmalarının hızlandırılması
- Yüzlerce sayfalık dava dosyalarının otomatik özetlenmesi
- Gerekçeli karar taslakları ile delil analizlerinin hazırlanabilmesi
- Bilirkişi raporlarının içtihatlarla karşılaştırmalı analizi
- Tanık ve şüpheli beyanlarının karşılaştırmalı incelemesi
Hukuki bağlam: İçtihat araştırması, avukatlık pratiğinin en zaman alıcı aşamalarından birini oluşturuyor. Özellikle Yargıtay ve Danıştay kararlarına erişimde mevcut sistemlerin sınırlılığı, emsal bulma sürecini güçleştiriyor.
Pratikte ne anlama geliyor: Sistemin hâkim ve savcılara sunulması, "emsal yoktur" gerekçeli reddiyaların azalması anlamına gelebilir. AI destekli karar alma süreçlerine karşı usul hukuku itirazları ve algoritmik önyargı tartışmaları önümüzdeki dönemin gündemine girebilir.
TBB: Yabancı Sermayeli Şirkete Hukuk Danışmanlığı Yasası Avukatlığı Tehdit Ediyor
Türkiye Barolar Birliği (TBB), TBMM'ye sunulan bir kanun teklifiyle 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'na eklenmesi öngörülen ve yabancı sermayeli şirketlerin Türkiye'de "hukuk danışmanlığı" yapabilmesinin önünü açan düzenlemeye karşı basın açıklaması yayımladı.
Mevcut durum: Türkiye'de hukuk danışmanlığı faaliyeti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu çerçevesinde yalnızca Türk barolarına kayıtlı avukatlar tarafından yürütülebilmektedir. Yabancı avukat veya hukuk bürosunun Türkiye'de doğrudan danışmanlık vermesi yasaktır.
Yasa teklifinin özü: Teklif, 4875 sayılı Kanun'a eklenen yeni bir hükümle yabancı sermayeli şirketlerin bünyelerindeki hukuk danışmanları aracılığıyla Türkiye hukuku kapsamında danışmanlık yapabilmesini hedefliyor.
TBB'nin itirazı: Açıklamada söz konusu düzenlemenin "savunmanın bağımsızlığına, avukatlık mesleğinin özerkliğine ve hukuk devleti ilkesine tamamen aykırı" olduğu belirtildi. İç Anadolu Bölge Baro Başkanları da bu hafta Niğde'de toplanarak konuyu değerlendirdi.
Kimleri etkiliyor: Yabancı sermayeli şirketlerle çalışan avukatlar, uluslararası iş hukuku alanındaki bürolar ve mesleki tekel koruması açısından tüm baronun gündemine girmiş bir teklif.
12. Yargı Paketi ve Avukata Şiddet: Baro Başkanları Niğde'de Toplandı
Genişletilmiş İç Anadolu Bölge Baro Başkanları Toplantısı, Niğde Barosu'nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda değerlendirilen başlıca konular:
- Avukata yönelik şiddet ve savunmanın güvenliği
- 12. Yargı Paketi'ne ilişkin baro tutumu ve yol haritası
- Avukatlık mesleğinin temel sorunları
Hukuki bağlam: 12. Yargı Paketi, henüz TBMM'de tartışma aşamasındaki kapsamlı bir yargı reformu paketidir. İçeriğinde usul hukukuna ilişkin değişiklikler, tutukluluk süreleri ve avukatlık mesleğini doğrudan etkileyen hükümler bulunduğu bilinmektedir.
Geçen haftaki 61. Baro Başkanları Toplantısı'nda şiddet karşıtı 5 adımlı eylem planı TBMM'ye iletilmişti; bu toplantı bölgesel koordinasyonun devamı niteliğinde.
SGK Yemek Bedeli Prim İstisnası Günlük 300 TL'ye Yükseldi
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yemek bedeline ilişkin yeni bir genelge yayımladı. İş yerinde yemek verilmediği durumlarda çalışanlara yapılan nakit veya yemek kartı ödemelerinde günlük SGK prim istisna tutarı 300 TL'ye yükseltildi.
Eski durum: Önceki düzenlemede daha düşük olan istisna tutarını aşan ödemeler SGK primine tabi tutuluyordu.
Yeni durum: İşverenler, çalışanlarına günlük 300 TL'ye kadar yemek bedeli ödeyebilecek; bu tutarın üzerindeki kısım prim matrahına dahil edilecek.
Kimleri etkiliyor: İş hukuku alanında ücret yapılandırması ve iş sözleşmesi konularında danışmanlık veren avukatlar. Yemek bedelini hâlâ eski orana göre hesaplayan işveren müvekkillerin bilgilendirilmesi gerekiyor.
HSK: Samandağ'da İki Savcı Meslekten Çıkarıldı
HSK İkinci Dairesi, kapsamlı bir disiplin soruşturması sonucunda Samandağ'da görev yapan iki cumhuriyet savcısını meslekten çıkarma kararıyla görevden uzaklaştırdı.
Savcı M.A. ve H.S. hakkındaki iddialar: şüphelilerle yakın ilişki kurmak, soruşturmalarda usulsüzlük yapmak ve yüzlerce dosyayı uzun süre bekletmek.
Hukuki bağlam: 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu kapsamında savcılar, uyarıdan meslekten çıkarmaya uzanan bir disiplin yaptırımı silsilesine tabidir. HSK, en ağır yaptırımı uygulayarak hem kamu güvenini hem de etkin soruşturma yükümlülüğünü esas aldı. Meslekten çıkarma kararlarına karşı Danıştay'da itiraz yolu açıktır.
Resmî Gazete
Konkordato Talebinde Finansal Raporlama Standardı Zorunlu Hale Geldi
Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklikle, konkordato talebinde bulunan şirketlerin mahkemelere sunacağı finansal tabloların belirli raporlama standartlarına uygun hazırlanması zorunlu hale getirildi.
Eski düzenleme: Sunulacak finansal tablolara ilişkin standart bir format zorunluluğu bulunmuyordu; şirket büyüklüğünden bağımsız olarak tektipleşmiş belge sunulabiliyordu.
Yeni düzenleme:
- Büyük ölçekli şirketler: Türkiye Muhasebe Standartları'nı (TMS) uygulayacak
- Orta ölçekli işletmeler: Kendileri için belirlenen özel standartlara göre raporlama yapacak
- Küçük ölçekli borçlular: Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerini uygulayacak
Yürürlük: 13 Mayıs 2026 (Resmî Gazete, Sayı 33252)
Kimleri etkiliyor: Konkordato başvurusu hazırlayan şirketler, mali müşavirler ve ticaret hukuku avukatları. Başvuru öncesinde müvekkile "hangi muhasebe standardına tabi olduğunu" sormak artık zorunlu.
Gemi Acentelerine Kapsamlı Yeni Yönetmelik: Yetki ve Mali Yeterlilik Şartları
Gemi Acenteleri Yönetmeliği, 14 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik; gemi acenteleri ile acente personelinin faaliyet, yetkilendirme, eğitim, denetim, belge, mali yeterlilik ve geçiş süreçlerini kapsamlı biçimde düzenliyor.
Hukuki bağlam: Gemi acenteleri, liman ve deniz taşımacılığı arasında köprü rolü üstlenen; gemi sahibi veya işletenler adına liman işlemleri, gümrük ve kargo süreçlerini yürüten aracılardır. Önceki düzenlemenin yetersiz kaldığı mali yeterlilik meselesi bu yönetmelikle çözüme kavuşturuluyor.
Pratikte ne anlama geliyor: Mevcut acenteler, yeni yetkilendirme ve mali yeterlilik koşullarını geçiş süreci kapsamında karşılamak zorunda. Deniz ticareti hukuku alanında çalışan avukatlar için temel referans düzenlemesi.
İcra Personeli Klavye Sınavında Hata Eşiği ve Aday Kotası Değişti
Adalet Bakanlığı İcra Personelinin Sınav, Atama, Nakil, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle, personel sınavlarına ilişkin iki kritik parametre güncellendi.
Değişen parametreler:
- Kabul edilen yazım hata oranı: %40'tan %25'e düşürüldü (kriter sıkılaştırıldı)
- İzin verilen toplam hata limiti: 14'ten 22'ye çıkarıldı
- Sözlü sınava çağrılan aday oranı: Kadro sayısının 20 katından 10 katına indirildi
Yürürlük: 16 Mayıs 2026 (Resmî Gazete, Sayı 33255)
Kimleri etkiliyor: İcra müdürlüklerindeki personel sınavlarını izleyen avukatlar ve icra dairesi personeli. Azalan aday kotası, sınav rekabetini doğrudan artırıyor.
AYM ve Yargı Kararları
Muvazaalı İcra Takibinin İptali İçin Doğru Yol İhtiyati Tedbir
Eski durum: Muvazaalı olduğu iddia edilen icra takibine karşı açılan davada hangi hukuki tedbirin uygulanacağı uygulamada tereddüt yaratıyordu.
Karar: Yargıtay, muvazaalı icra takibinin iptali isteminde uygulanacak hukuki tedbirin ihtiyati tedbir olduğuna ve bu icra takibine bağlı satış işlemlerinin ihtiyati tedbir kararıyla durdurulması gerektiğine hükmetti.
Pratikte önemi: Muvazaa şüphesiyle karşılaşan borçlular için tedbir talebinin doğru formüle edilmesi, satışın durdurulması açısından belirleyici. Dilekçede "ihtiyati tedbir" başlığı altına alınan bu talepler Yargıtay içtihadıyla netleşti.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/6061, K. 2026/311, 21.01.2026
Tedbir Nafakasına Karar Tarihinden Önce Artış Oranı Uygulanamaz
Eski durum: Boşanma davası devam ederken hâkimin hükmettiği tedbir nafakasına artış oranı uygulanıp uygulanamayacağı tartışma konusuydu.
Karar: Nafaka yükümlüsünün dava tarihinden boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar ödeyeceği nafaka tedbir nafakasıdır; tedbir nafakasına artış oranına karar tarihinden itibaren hükmedilemez.
Pratikte önemi: Boşanma davası sürerken tedbir nafakası artırımı talep eden taraflar bu içtihadı gözetmek zorunda. Nafaka artışı için davanın kesinleşmesi beklenmeli ya da boşanma sonrası yoksulluk nafakasına dönüşüm süreci izlenmeli. Tedbir-yoksulluk nafakası ayrımını netleştiren emsal karar.
Yargıtay 2. HD, E. 2022/7271, K. 2022/9297, 15.11.2022
İçtihat Değişikliği Mağduruna Yargılama Gideri ve Vekâlet Ücreti Yüklenemez
Eski durum: Yargıtay'ın önceki uygulamasına güvenerek dava açan taraf, görüş değişikliği nedeniyle davayı kaybedebiliyordu. Bu hâlde aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti yüklenip yüklenmeyeceği tartışmalıydı.
Karar: Yargıtay'ın önceki uygulamalarına güvenilerek açılan davada görüş değişikliği nedeniyle dava reddedilmişse, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemez.
Pratikte önemi: İçtihadın henüz yerleşmediği alanlarda dava açan müvekkillerin masraf riskini sınırlayan önemli bir güvence. Meşru beklenti ve iyi niyet ilkelerinin Türk yargılama hukukuna somut yansıması.
Yargıtay 9. HD, E. 2024/14039, K. 2025/1420, 12.02.2025
Avukatın Banka Hesabındaki Para Otomatik Vekâlet Ücreti Sayılamaz
Eski durum: Vergi incelemeleri kapsamında avukatların banka hesaplarına giren her para zaman zaman doğrudan vekâlet ücreti olarak değerlendirilerek vergi matrahına dahil ediliyordu.
Karar: Avukatlık faaliyetinde bulunan kişinin banka hesaplarına giren paralar, aksi ispat edilmedikçe, otomatik olarak vekâlet ücreti sayılamaz. Davacı avukatın vekâlet ilişkisi içindeki kişilerin ifadelerine başvurularak paranın niteliği tespit edilmeden yapılan tarhiyatlar hukuka aykırıdır.
Pratikte önemi: Vergi incelemesiyle karşılaşan avukatlar için kritik bir koruma kararı. Hesaplara giren kredi, borç veya emanet para gibi kalemlerin ayrıştırılması için müvekkil ifadesi alınması gerektiği netlik kazandı.
Danıştay 3. Dairesi, E. 2017/3584, K. 2021/1450, 22.03.2021
Taraflar Uzlaşma Tutanağı Düzenlerse Mahkeme Hüküm Öncesinde de Düşme Kararı Verir
Hukuki bağlam: CMK Uzlaşma Yönetmeliği m. 26 uyarınca taraflar, savcı veya uzlaştırmacı arabuluculuğu olmaksızın kendi aralarında da uzlaşabilir.
Karar: Resmî uzlaşma girişimine rağmen uzlaşma sağlanamamış olsa bile, taraflar hüküm kurulana kadar kendi iradeleriyle uzlaşabilir. Düzenlenen tutanağa göre mahkeme düşme kararı vermelidir.
Pratikte önemi: Uzlaşma teklifinin savcılık aşamasında reddedildiği davalarda son ana kadar uzlaşma imkânı kapanmıyor. Ceza avukatları bu seçeneği duruşmaların her aşamasında müvekkillerine hatırlatmalı.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/17518, K. 2025/7743, 18.09.2025