Hukuk Bülteni
Hukuki Haberler — 8 Haziran 2026: AYM Nafaka ve 7582 Kanun
Yayımlandı 8 Haziran 2026·7 dk okuma
8 Haziran 2026 haftası Türk hukuku açısından yoğun geçti. Anayasa Mahkemesi'nin süresiz yoksulluk nafakasını iptal eden kararı, aile hukuku uygulamasını kökten değiştirme potansiyeli taşıyor. Aynı hafta 7582 Sayılı Kanun Resmî Gazete'de yayımlanarak Varlık Barışı'nı uzattı ve avukatlık hükmüne yönelik uzun tartışmalı değişikliği düzenledi. Danıştay ise Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Airbnb benzeri kısa süreli kiralamaları ticari faaliyet sayan yazısının yürütmesini durdurdu.
Hukukçunun Gündemi
140 Yeni Mahkeme Kurulacak — İhtisaslaşma Genişliyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatının iş yükünü azaltmak ve ihtisaslaşmayı artırmak amacıyla 140 yeni mahkeme kurulacağını duyurdu. Planlanan mahkemeler arasında 46 asliye ceza, 36 asliye hukuk, 24 iş ve 16 tüketici mahkemesi bulunuyor; bunlara ek olarak çocuk, infaz ve ticaret mahkemelerinde de kapasite artışı öngörülüyor.
Hukuki bağlam: Türkiye'de uzun süredir gündemde olan ihtisas mahkemesi modeli, nitelikli kararların daha kısa sürede verilmesini hedefliyor. Dava açmadan önce hangi mahkemenin görevli olduğunu doğru tespit etmek, davanın ilerleyişi açısından kritik önem taşıyor.
Pratikte ne anlama geliyor: Yeni tüketici mahkemelerinin devreye girmesiyle birlikte e-ticaret ve tüketici uyuşmazlıkları ayrıştırılmış yargı yoluna kavuşacak. İş mahkemelerindeki kapasite artışı ise işçi ve işveren tarafları için daha hızlı yargılama sürecine zemin hazırlayabilir.
GİB: Avukatlık Kanunu 35/A Uzlaşma Tutanakları Damga Vergisine Tabi Değil
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi kapsamında düzenlenen uzlaşma tutanaklarının ilam niteliğinde belge sayılması nedeniyle damga vergisine tabi tutulmayacağını açıkladı.
Hukuki bağlam: Avukatlık Kanunu m. 35/A, avukatların müvekkilleri arasında uzlaşma sağlamasına ve bu uzlaşmayı ilam hükmünde tutanakla belgelendirmesine imkân tanıyor. İlam niteliği, kararın icra yoluna doğrudan konulabilmesini sağlıyor. Damga vergisi sorusu ise daha önce belirsizlik yaratan bir uygulamaydı.
Pratikte ne anlama geliyor: Avukatlık büroları bu tutanakları artık ek vergi maliyeti olmaksızın düzenleyebilecek. Müvekkillerin dava yerine uzlaşma yolunu tercih etmesi halinde ek bir mali yük doğmayacak. Özellikle ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk ile paralel yürütülen uzlaşma süreçlerini olumlu etkileyen bir netleşme.
KVKK: Mesai Takibi İçin Biyometrik Veri İşlenemez
Kişisel Verilerin Korunması Kurulu (KVKK), işverenlerin mesai takibi amacıyla biyometrik veri işleyemeyeceğine ilişkin ilke kararı yayımladı.
Hukuki bağlam: Biyometrik veriler (parmak izi, yüz tanıma, retina taraması), KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri sayılır. Bu tür veriler ancak açık rıza veya kanunda öngörülen istisnalar dahilinde işlenebilir. Kurulun bu kararı, salt verimlilik ve devam takibi amacıyla biyometrik sistem kuran işverenlerin KVKK'ya aykırı hareket edebileceğini açıkça ortaya koyuyor.
Pratikte ne anlama geliyor: Özellikle fabrika, perakende ve sağlık sektöründe biyometrik geçiş kontrol ve puantaj sistemleri yaygın kullanılıyor. Bu işyerlerinin sistemlerini ilke kararıyla uyumlu hale getirmesi gerekiyor; aksi hâlde idari para cezası riski doğabilir. İnsan kaynakları ve iş hukuku alanında çalışan avukatlar açısından acil uyum danışmanlığı ihtiyacı yaratan bir karar.
TBB: UYAP e-İmza Girişinde Değişiklik Yapıldı
Türkiye Barolar Birliği (TBB), UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) e-imza girişinde yapılan teknik değişiklik hakkında avukatlara bilgilendirme notu yayımladı.
Pratikte ne anlama geliyor: UYAP'a erişim avukatların günlük pratik yargılama faaliyetlerinin temel altyapısı. Giriş sürecindeki herhangi bir değişiklik, dosya sorgulama, dilekçe sunma ve tebligat takibini doğrudan etkiliyor. TBB'nin notunu takip edip e-imza sistemini güncel tutmak, mesleğin kesintisiz sürdürülmesi açısından zorunlu.
Resmî Gazete
7582 Sayılı Kanun: Varlık Barışı Uzadı, Avukatlık Hükmü Değişti
7582 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmî Gazete'de yayımlandı. Kanunun üç öne çıkan düzenlemesi var:
Varlık Barışı uzatması: Yurt içi ve yurt dışı varlıkların 31 Temmuz 2027'ye kadar bildirilmesi halinde bu varlıklar üzerinden vergi incelemesi yapılmayacak. Daha önce sona ermek üzere olan Varlık Barışı böylece uzatılmış oldu.
Amme alacaklarında tecil: Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı; teminat aranmaksızın taksitlendirilebilecek borç tutarı ise 1.000.000 TL'ye yükseltildi. Vergi borcu yapılandırması açısından mükelleflerin elini güçlendiren bir değişiklik.
Avukatlık düzenlemesi: TBB ve baroların tepkisi üzerine kanunda değişiklik yapılarak "hukuk danışmanlığı" kapsamına parantez içinde avukatlık kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklığından alınması koşulu eklendi. Bu ek hüküm, öngörülen hizmetin yalnızca Türk hukuku ve yurt içi faaliyetlere yönelik olması ile lisanslı avukat veya avukat ortaklığı üzerinden yürütülmesi şartını açıkça ortaya koyuyor.
Nitelikli Hizmet Merkezi: Kanun aynı zamanda 4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'na Ek Madde 1 ekleyerek Nitelikli Hizmet Merkezi modelini düzenledi. En az üç ülkedeki ilişkili şirketlere hizmet veren ve gelirinin en az %80'ini yurt dışı ilişkili şirketlerden elde eden merkezlere yönelik bu teşvik modeli, Türkiye'yi bölgesel iş merkezi konumuna taşımayı hedefliyor.
Danıştay, Airbnb Kısa Kiralama Ticari Faaliyet Yazısını Durdurdu
Danıştay, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Airbnb benzeri kısa süreli konut kiralamalarını ticari faaliyet olarak nitelendiren genel yazısının yürütmesini durdurdu.
Eski durum: GİB'in yazısına göre aylık birden fazla kısa dönemli kiralama yapan kişiler ticari gelir elde etmiş sayılıyor ve gelir vergisi mükellefi olarak kayıt yaptırmaları gerekiyordu.
Karar: Danıştay, yazının yürütmesini durdurarak bu nitelendirmenin hukuki dayanağını ve uygulanabilirliğini sorguladı.
Pratikte önemi: Tatil amaçlı konutunu kısa dönemli kiraya veren mülk sahipleri, yürütme durdurma kararı süresince ticari faaliyet yükümlülüklerine tabi tutulmayacak. Kararın esası hakkında Danıştay'ın vereceği nihai hüküm, bu kiralama modelinin vergisel çerçevesini kalıcı olarak belirleyecek. Gayrimenkul sahipleri ve mülkiyet avukatları açısından yakından takip edilmesi gereken bir süreç.
AYM ve Yargı Kararları
AYM: Süresiz Yoksulluk Nafakası Anayasa'ya Aykırı
Anayasa Mahkemesi, boşanma davalarının ardından taraflara hükmedilen yoksulluk nafakasının süresiz uygulanmasını öngören kanun düzenlemesini oy çokluğuyla iptal etti.
Eski düzenleme: Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükmü, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eşin diğer eşten süresiz nafaka talep edebileceğini öngörüyordu. Uygulamada bu nafaka, lehine hükmedilen eş yeniden evleneceği ya da öleceği zamana kadar devam edebiliyordu.
Karar: AYM, süresiz nafaka yükümlülüğünün Anayasa'nın eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığına hükmetti ve kanun koyucuya yeni düzenleme yapması için süre tanıdı.
Pratikte önemi: Boşanma davalarında yoksulluk nafakasının kapsamı ve süresi artık Meclis'in yapacağı yeni yasal düzenlemeye bağlı olacak. Bu süreçte görülmekte olan nafaka davalarında mahkemeler mevcut kanun hükmünü uygulamaya devam edecek; ancak iptal kararının kesinleşmesinin ardından açılacak davalarda tablo farklılaşacak. Aile hukuku avukatları için müvekkilleri bilgilendirme ve strateji gözden geçirme gerektiren kritik bir karar.
AYM: E-Ticaret Platformu İçerik Sorumluluğu Sınırlandırıldı
Anayasa Mahkemesi, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcısını hizmet sağlayıcının sunduğu içerikten ve içeriğe konu mal ya da hizmetten sorumlu tutmayan kanun hükmünü iptal etti.
Hukuki bağlam: 7253 Sayılı E-Ticaret Kanunu ve ilgili düzenlemeler, pazar yeri platformlarının kullanıcıların içeriklerinden sorumluluk düzeyini belirliyor. İptal edilen hüküm, platformlara neredeyse sınırsız sorumluluk muafiyeti tanıyordu.
Pratikte önemi: Tüketicilerin sahte ürün, yanıltıcı ilanlar veya hukuka aykırı içerikler nedeniyle uğradıkları zararlar için pazar yeri platformlarını sorumlu tutmaları artık hukuken daha güçlü zemine oturuyor. Platform şirketleri için uyum süreçleri ve sorumluluk sigortası ihtiyacı gündeme gelecek.
AYM: Sporcu Adına Ödenmeyen Vergi Beyana Zorlayan Kurala İptal
Anayasa Mahkemesi, vergi sorumlularınca ödenmeyen vergilerin beyanname vermekle yükümlü olan sporculardan tahsil edilmesini öngören düzenlemeyi iptal etti.
Hukuki bağlam: Sporcu ücretlerinde vergi kesintisi yapma yükümlülüğü kulüplere aittir. İptal edilen düzenleme, kulübün bu yükümlülüğü yerine getirmemesi hâlinde vergiyi sporcudan talep ediyor; bu durum sporcuyu kulübün vergi ihmalinin mağduru konumuna düşürüyordu.
Pratikte önemi: Sporcu sözleşmelerinde vergi sorumluluğunun açık biçimde düzenlenmesi, sporcular ve menajerler açısından daha da kritik hale geliyor. Daha önce bu gerekçeyle vergi tarhiyatına muhatap olan sporcular için düzeltme yolları açılabilir.
Yargıtay: Arabuluculuk Tutanağında Gerçek Ücreti Yansıtmayan Miktar Gabin Sayılır
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (E. 2025/9390, K. 2026/1065, 10.02.2026):
İhtiyari arabuluculuk tutanağındaki işçilik alacağı miktarının işçinin gerçek maaşı ve kıdemi ile örtüşmemesi halinde tutanağın aşırı yararlanma (gabin) nedeniyle iptali gerekir.
Eski durum: Arabuluculuk tutanağı tarafların serbest iradesiyle imzalandığı varsayımıyla ilam niteliği taşıyordu. İşçinin gerçek alacağının çok altında imzalatılan tutanakların iptali için yeterli hukuki zemin tartışmalıydı.
Kararın anlamı: İşçi alacaklarında gerçek ücreti ve kıdemi yansıtmayan tutanaklar artık gabin (aşırı yararlanma) hükümleri çerçevesinde iptale konu olabilecek. İşverenin arabuluculuk sürecindeki baskısını veya işçinin bilgisizliğini kanıtlamak savunma stratejisinin odağına girecek. İş hukuku avukatları açısından arabuluculuk aşamasında gösterilmesi gereken özeni artıran önemli bir emsal.
Yargıtay 2. HD: Ortak Konuttaki Gizli Kamera Delil Olamaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2023/7996, K. 2024/5004, 27.06.2024):
Ortak konuta kurulan gizli kameradan elde edilen görüntüler, boşanma davasında zina ispatı için hukuka uygun delil değildir.
Hukuki bağlam: Boşanma davalarında delil toplama yöntemleri, kişilik hakları ve özel hayatın gizliliği (MK m. 24, AİHM m. 8) ile çatışabilir. Mahkemeler hukuka aykırı delilleri dışlama eğiliminde olmakla birlikte uygulama tutarsızlıklar içeriyordu.
Kararın anlamı: Eşin zina yaptığını kanıtlamaya çalışan tarafın gizli kamera görüntüsüne dayanması, davasını zayıflatabilir. Aksine, hukuka aykırı delil toplayan taraf manevi tazminat riskiyle de karşılaşabilir. Aile ve boşanma avukatları delil stratejilerini bu karara göre yeniden değerlendirmeli.