Fikri Mülkiyet Hukuku
Franchise ve Marka Lisansı Sözleşmeleri Türkiye'de: Hukuki Çerçeve
Yayın tarihi 13 Temmuz 2026·4 dk okuma
Av. Mona Hukuk Editör Ekibi - Antalya · Antalya Barosu
Bir kahve zinciri, bir fast-food markası ya da bir eğitim kurumu Türkiye'de yeni bir şube açtığında, çoğu zaman bunun arkasında bir franchise ilişkisi bulunur. Bu ilişkinin hukuki kalbinde ise markanın kullandırılmasını sağlayan bir marka lisansı sözleşmesi yatar. Yabancı bir marka sahibinin Türkiye'ye franchise vermesi ya da Türk bir işletmenin yurt dışından franchise alması durumunda, doğru kurgulanmamış bir sözleşme hem markanın ayırt ediciliğini hem de tarafların ticari yatırımını riske atabilir. Peki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ve Türk Borçlar Kanunu bu ilişkiye nasıl bir çerçeve çiziyor?
Marka Lisansının Yasal Dayanağı: SMK Madde 24
Türk hukukunda marka lisansının temel dayanağı SMK'nın 24. maddesidir. Bu maddeye göre marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir. Yani bir marka sahibi, markasını yalnızca belirli ürün kategorileri için lisanslayabileceği gibi tüm tescil kapsamı için de kullandırabilir.
Lisansın geçerliliği için sözleşmenin yazılı yapılması gerekir. Ancak burada kritik bir ayrım vardır: sözleşmenin taraflar arasında geçerli olması ile üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi farklı şeylerdir. SMK'nın 148. maddesine göre lisans, taraflardan birinin talebi ve ücretin ödenmesiyle Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) siciline kaydedilir. Sicile kaydedilmeyen lisanstan doğan haklar, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Uygulamada bu, lisansın TÜRKPATENT nezdinde tescil edilmesini yalnızca bir formalite değil, hakların korunması açısından hayati bir adım hâline getirir.
İnhisari ve İnhisari Olmayan Lisans Ayrımı
SMK m.24/2, lisansı iki temel türe ayırır. İnhisari (münhasır) lisansta lisans veren, aynı marka için başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça markayı kendisi de kullanamaz. İnhisari olmayan lisansta ise lisans veren, markayı kendisi kullanmaya devam edebileceği gibi üçüncü kişilere de yeni lisanslar verebilir.
Kanun önemli bir varsayım getirir: sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans, inhisari değildir. Bu nedenle bir franchise alan, belirli bir bölgede tek yetkili olmak istiyorsa, bunu sözleşmede açıkça "inhisari lisans" olarak düzenlemelidir; aksi hâlde marka sahibinin aynı bölgede başka franchise'lara izin vermesinin önü açık kalır. Ayrıca m.24/3 uyarınca, sözleşmede aksi öngörülmedikçe lisans alan, haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
Kalite Kontrolü: Markanın Ayırt Ediciliğini Koruma Yükümlülüğü
SMK m.24/4, marka sahibine özel bir sorumluluk yükler: lisans veren, lisans alan tarafından üretilecek malın veya sunulacak hizmetin kalitesini garanti altına alacak önlemleri almak zorundadır. Lisans alan ise sözleşmedeki şartlara uymakla yükümlüdür; uymazsa marka sahibi tescilli markadan doğan haklarını doğrudan lisans alana karşı ileri sürebilir.
Bu hüküm yalnızca ticari bir tercih değil, markanın hukuki niteliğinin bir gereğidir. Tutarsız ya da düşük kalitede kullanım, markanın tüketici gözündeki ayırt ediciliğini zayıflatır ve zamanla markanın sulandırılmasına yol açar. Franchise sistemlerinde bu nedenle operasyonel el kitapları, denetim hakları ve standart şartnameleri sözleşmenin ayrılmaz parçasıdır; bunlar hem markayı korur hem de m.24/4'teki kalite güvencesi yükümlülüğünü somutlaştırır.
Franchise Sözleşmesi Marka Lisansından Fazlasıdır
Bir franchise sözleşmesi, marka lisansını içerir ancak ondan çok daha geniştir. Tipik bir franchise sözleşmesi şu unsurları da düzenler: işletme standartları ve operasyonel kurallar (know-how aktarımı, marka kimliği, hizmet protokolleri), coğrafi bölge ve münhasırlık hakları, giriş bedeli (franchise fee) ile ciro üzerinden ödenen isim hakkı (royalty) yapısı, eğitim ve destek hizmetleri, sözleşme süresi ve yenileme koşulları, rekabet etmeme (non-compete) ve sözleşme sonrası kısıtlamalar.
Türkiye'nin franchise ilişkisini doğrudan düzenleyen özel bir kanunu bulunmamaktadır. Bazı ülkelerin aksine, Türkiye'de zorunlu bir franchise açıklama (disclosure) belgesi düzenleyen bir mevzuat yoktur. Bu boşlukta franchise ilişkisi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel sözleşme hükümlerine (sözleşme serbestisi, dürüstlük kuralı, sözleşmenin sona ermesi) ve markaya ilişkin kısımda ise SMK'nın lisans hükümlerine tabidir. Sözleşmenin isimsiz (atipik) niteliği, tarafların her hususu ayrıntılı ve öngörülebilir biçimde yazıya dökmesini daha da önemli kılar.
Yabancı Marka Sahipleri ve Türk İşletmeler İçin Pratik Rehber
Yurt dışından Türkiye'ye franchise verecek marka sahipleri için ilk adım, markanın Türkiye'de TÜRKPATENT nezdinde tescilli olmasını sağlamaktır; tescilsiz bir marka üzerinde güçlü bir lisans kurgulamak mümkün değildir. Türk bir işletme yurt dışından franchise alıyorsa, markanın Türkiye'de gerçekten korunup korunmadığını ve lisansın sicile işlenip işlenmeyeceğini teyit etmelidir. Her iki taraf için de münhasırlık kapsamı, kalite denetim mekanizmaları, royalty yapısı ve sözleşme sona erdiğinde markanın kullanımının nasıl sonlanacağı açıkça yazıya dökülmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka lisansını TÜRKPATENT'e kaydettirmek zorunlu mu? Taraflar arasında sözleşme yazılı yapıldığında geçerlidir; ancak sicile kaydedilmeyen lisanstan doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bu nedenle sicil kaydı pratikte güçlü biçimde tavsiye edilir.
Sözleşmede belirtmezsem lisansım münhasır (inhisari) sayılır mı? Hayır. SMK m.24/2 gereği, aksi kararlaştırılmadıkça lisans inhisari değildir. Belirli bir bölgede tek yetkili olmak istiyorsanız bunu sözleşmede açıkça düzenlemeniz gerekir.
Türkiye'de franchise için ayrı bir kanun var mı? Hayır. Türkiye'nin franchise'a özgü bir kanunu ya da zorunlu açıklama belgesi düzenlemesi yoktur. İlişki, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile SMK'nın marka lisansı hükümlerine tabidir.
Franchise alan markayı standartlara aykırı kullanırsa ne olur? Marka sahibi, SMK m.24/4 uyarınca kalite güvencesi önlemlerini alma yetkisine sahiptir ve lisans alan sözleşme şartlarına uymazsa tescilli markadan doğan haklarını doğrudan ona karşı ileri sürebilir.
Mona Hukuk Nasıl Yardımcı Olabilir?
Franchise ve marka lisansı, Türk fikri mülkiyet hukukunun ticari uygulamayla en çok kesiştiği alanlardan biridir. Mona Hukuk olarak Türkiye'ye açılan yabancı marka sahiplerine ve yurt dışı franchise'ı alan Türk işletmelere marka tescili, lisans sözleşmesi hazırlanması, TÜRKPATENT sicil işlemleri ve olası ihtilaflarda dava desteği sunuyoruz.
Antalya'da danışmanlık için contact@monahukuk.com adresinden yazabilir ya da +90 (242) 606 14 32 numarasını arayabilirsiniz.
Türk Hukuku'ndaki gelişmeleri haftalık özet olarak almak ister misiniz?
Resmî Gazete duyuruları, yargı kararları ve mevzuat değişikliklerini haftalık olarak e-postanıza gönderiyoruz. Ücretsiz; istediğiniz an iptal edebilirsiniz.
İlgili Makaleler
Fikri Mülkiyet Hukuku
Türkiye'de Marka Tescili Süreci: Yabancılar İçin TÜRKPATENT Rehberi
13 Tem 2026 · 5 dk okuma
Makaleyi okuFikri Mülkiyet Hukuku
Marka Başvurusuna İtiraz ve YİDK Süreci: SMK Çerçevesinde Rehber
13 Tem 2026 · 4 dk okuma
Makaleyi okuFikri Mülkiyet Hukuku
Marka Hakkına Tecavüz: Tespit, Men ve Tazminat Davaları
13 Tem 2026 · 4 dk okuma
Makaleyi oku