İş Hukuku
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminat Davaları Türkiye'de
Yayın tarihi 13 Temmuz 2026·4 dk okuma
Av. Mona Hukuk Editör Ekibi - Antalya · Antalya Barosu
Bir inşaatta iskeleden düşen işçi, yıllarca kimyasal maddeye maruz kaldıktan sonra hastalanan fabrika çalışanı ya da serviste geçirdiği kazada yaralanan personel… Bu olaylar Türk hukukunda yalnızca tıbbi değil, çok katmanlı bir hukuki süreç başlatır. İş kazası veya meslek hastalığına uğrayan çalışanın önünde iki ayrı hak arama yolu bulunur: Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sağlanan yasal yardımlar ve işverenin kusuruna dayanan bağımsız bir tazminat davası. Bu iki yolu doğru anlamak, hak kayıplarını önlemenin ilk adımıdır.
İş Kazası ve Meslek Hastalığının Hukuki Tanımı
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, her iki kavramı da "kısa vadeli sigorta kolları" içinde düzenler. Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, görevli olarak işyeri dışında bulunduğu zamanlarda ya da işverence sağlanan bir taşıtla işe gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olarak tanımlanır.
Meslek hastalığı ise 14. maddede, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık ya da bedensel/ruhsal engellilik hâli olarak düzenlenir. Bir rahatsızlığın meslek hastalığı sayılması için Kurum Sağlık Kurulu'nun sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgeler üzerinden tespit yapması gerekir.
Çifte Koruma Sistemi: SGK Yardımları ve Tazminat Davası
Türk hukukunun en önemli özelliği, iş kazası zararının iki ayrı kaynaktan giderilmesidir.
Birinci yol – SGK yardımları: 5510 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca SGK; geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek, kalıcı sakatlık halinde sürekli iş göremezlik geliri, ölüm halinde hak sahiplerine gelir ve cenaze ödeneği sağlar. Bu yardımlar kusur aranmaksızın, sigortalı olması koşuluyla ödenir; ancak yalnızca yasal asgari korumayı karşılar ve gerçek zararın tamamını çoğu zaman gidermez.
İkinci yol – işverene karşı tazminat davası: SGK yardımları ile çalışanın uğradığı gerçek zarar arasındaki fark, işverenin kusuru varsa iş mahkemesinde açılacak ayrı bir tazminat davasıyla talep edilir. Bu dava, işverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'ndan doğan gözetim borcuna ve Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluk hükümlerine dayanır. Önemli bir nokta şudur: SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri, tazminat hesabından düşülür (denkleştirme). Böylece çalışan aynı zarar için mükerrer ödeme almaz.
Maddi ve Manevi Tazminatın Kapsamı ve Hesaplanması
Çalışan veya hak sahipleri iki tür tazminat isteyebilir. Maddi tazminat, çalışma gücü kaybından doğan gelir kaybını, tedavi ve bakım giderlerini, ölüm halinde ise destekten yoksun kalma zararını kapsar. Hesaplama, tespit edilen meslekte kazanma gücü kayıp oranı esas alınarak hesap bilirkişisi tarafından, güncel yaşam tabloları ve çalışanın kazancı üzerinden yapılır; ardından SGK gelirinin peşin sermaye değeri mahsup edilir.
Manevi tazminat ise bedensel bütünlüğün ihlali nedeniyle çekilen acı ve elem karşılığıdır; Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi çerçevesinde hâkim tarafından, olayın ağırlığı ve tarafların kusuru gözetilerek takdir edilir. Ölüm halinde eş, çocuk ve anne-baba gibi yakınlar da manevi tazminat talep edebilir.
İşverenin Yükümlülükleri ve Kusurun Değerlendirilmesi
6331 sayılı Kanun'un 4. maddesi işverene geniş bir sorumluluk yükler: mesleki risklerin önlenmesi, gerekli her türlü tedbirin alınması, risk değerlendirmesinin yapılması ve alınan tedbirlere uyulup uyulmadığının denetlenmesi. Kanun açıkça belirtir ki işyeri dışından uzman veya kuruluştan hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; çalışanın kendi yükümlülükleri de işverenin sorumluluğunu etkilemez.
Tazminat davasında kusur, bilirkişi incelemesiyle oranlanır. İşveren gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almamışsa kusurlu sayılır. 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi, kazanın işverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmesi halinde SGK'nın yaptığı ödemeleri işverene rücu edeceğini düzenler. Çalışanın kendi kusuru ise tazminattan indirim sebebi olabilir.
Yabancı Çalışanlar İçin Pratik Rehber
Türkiye'de çalışma izniyle istihdam edilen yabancılar da aynı haklara sahiptir. Ancak dikkat edilmesi gereken noktalar vardır: İş kazası, işveren tarafından kolluk kuvvetlerine derhal ve SGK'ya en geç üç iş günü içinde bildirilmelidir. Tüm tıbbi raporların, tedavi kayıtlarının ve olay tutanaklarının eksiksiz saklanması ispat açısından kritiktir. Çalışma izni kaza sonrası sona ermiş olsa bile doğmuş tazminat ve SGK hakları düşmez; dava, işverenin merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde takip edilebilir. Dil engeli nedeniyle sürecin bir avukat aracılığıyla yürütülmesi hak kayıplarını önler.
Sıkça Sorulan Sorular
SGK'dan gelir aldım, ayrıca işverene dava açabilir miyim? Evet. SGK yardımları yasal asgari koruma olup gerçek zararın tamamını karşılamaz. İşverenin kusuru varsa, aradaki farkı maddi ve manevi tazminat davasıyla talep edebilirsiniz.
Tazminat davası açmak için ne kadar sürem var? İş kazasından doğan tazminat taleplerinde kural olarak on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Sürecin gecikmemesi için kaza sonrası en kısa sürede hukuki destek alınması önerilir.
İşveren kaza sonrası bana istifa dilekçesi imzalatmak isterse ne yapmalıyım? Baskı altında imzalanan belgeler haklarınızı ortadan kaldırmaz; ancak imzalamadan önce mutlaka hukuki danışmanlık alın. İbraname niteliğindeki belgeler dava sürecinizi zorlaştırabilir.
Kendi dikkatsizliğim de kazada etkili olduysa tazminat alabilir miyim? Alabilirsiniz. Çalışanın kusuru genellikle tazminat miktarında indirime yol açar, ancak işverenin gözetim borcunu ihlal ettiği durumlarda hakkınız tümüyle ortadan kalkmaz.
Mona Hukuk Nasıl Yardımcı Olabilir?
İş kazası ve meslek hastalığı davaları; kusur tespiti, bilirkişi hesabı ve SGK mahsubu bakımından teknik ve titiz bir çalışma gerektirir. Mona Hukuk olarak yerli ve yabancı çalışanlara SGK süreçlerinin takibi, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davalarının açılması ve delillerin doğru biçimde toplanması konularında destek sunuyoruz.
Antalya'da danışmanlık için contact@monahukuk.com adresinden yazabilir ya da +90 (242) 606 14 32 numarasını arayabilirsiniz.
Türk Hukuku'ndaki gelişmeleri haftalık özet olarak almak ister misiniz?
Resmî Gazete duyuruları, yargı kararları ve mevzuat değişikliklerini haftalık olarak e-postanıza gönderiyoruz. Ücretsiz; istediğiniz an iptal edebilirsiniz.
İlgili Makaleler
İş Hukuku
İşyerinde Cinsel Taciz İddiaları ve İşveren Sorumluluğu Türkiye'de
13 Tem 2026 · 5 dk okuma
Makaleyi okuİş Hukuku
Türkiye'de Yabancı Çalışanlar İçin Sosyal Güvenlik (SGK) Hakları
13 Tem 2026 · 5 dk okuma
Makaleyi okuİş Hukuku
Fazla Mesai Ücreti Hesaplama ve Talep Süreci: Türkiye'de İşçi Hakları
13 Tem 2026 · 4 dk okuma
Makaleyi oku