Aile Hukuku
Uluslararası Evlat Edinmede Lahey Sözleşmesi Uygulaması
Yayın tarihi 14 Temmuz 2026·4 dk okuma
Av. Mona Hukuk Editör Ekibi - Antalya · Antalya Barosu
Farklı ülkelerde yaşayan çocuk ile evlat edinecek kişilerin bir araya geldiği ülkelerarası evlat edinmeler, salt iç hukukun değil, iki devletin işbirliğini öngören uluslararası bir çerçevenin de konusudur. Bu çerçevenin temelini 1993 tarihli Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlât Edinme Konusunda İşbirliğine Dair Lahey Sözleşmesi oluşturur. Türkiye'nin de tarafı olduğu bu Sözleşme, her iki devletin resmi makamlarını sürece dâhil ederek çocuğun kaçırılmasını, satılmasını ve ticari aracılığı önlemeyi amaçlar. Bu yazı, genel evlat edinme prosedüründen farklı olarak, yalnızca iki Lahey âkit devleti arasında yürüyen ülkelerarası evlat edinmenin işleyişine odaklanmaktadır.
Türkiye'nin 1993 Lahey Sözleşmesi'ne Taraf Sıfatı
Türkiye, 1993 Lahey Sözleşmesi'ni 5/4/2004 tarihli ve 2004/7087 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylayarak iç hukukunun bir parçası hâline getirmiştir. Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş bu Sözleşme kanun hükmündedir ve doğrudan uygulama alanı bulur.
Sözleşme, yalnızca çocuğun mutat meskeninin bulunduğu menşe devlet ile evlat edinecek kişilerin yaşadığı kabul eden devletin her ikisinin de âkit taraf olduğu durumlarda uygulanır. Yani hem çocuğun bulunduğu ülke hem de ailenin yaşadığı ülke Sözleşme'ye taraf olmalıdır. Türkiye bakımından iç uygulama, 15/3/2009 tarihli Küçüklerin Evlat Edinilmesine Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük ile ayrıntılandırılmıştır. Bu Tüzük, Türkiye'nin hem çocuğun geldiği menşe devlet hem de çocuğun gittiği kabul eden devlet olduğu senaryoları ayrı ayrı düzenler.
Merkezi Makam Mekanizması
Lahey Sözleşmesi'nin en belirgin özelliği, her âkit devletin bir Merkezi Makam (Central Authority) belirlemesini zorunlu kılmasıdır. Süreç, ailelerin ya da özel kişilerin doğrudan pazarlığı yerine, iki devletin Merkezi Makamları arasındaki resmi işbirliği kanalıyla yürütülür. Tüzüğün 3. maddesi uyarınca ülkelerarası evlat edinme işlemlerinde görevli birim Merkezi Makamdır ve bu makam işlemleri menşe ya da kabul eden devletin merkezi makamı ile işbirliği yaparak yerine getirir.
Türkiye'de Merkezi Makam işlevi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür. Yurt dışında yaşayan başvuru sahipleri, doğrudan Türkiye'deki idareye değil, kendi ülkelerinin merkezi makamına başvurur; dosya bu makam eliyle Türk Merkezi Makamı'na iletilir. Böylece iki devletin resmi organları arasında denetlenebilir, izlenebilir bir zincir kurulmuş olur.
Sözleşmenin Temel Güvenceleri
Sözleşme, çocuğun üstün yararını korumak için birbirini tamamlayan üç güvence getirir:
Subsidiarite (ikincillik) ilkesi: Ülkelerarası evlat edinme, ancak çocuğun menşe devletinde uygun bir yerli aile bulunamadığında gündeme gelir. Bir başka deyişle uluslararası yerleştirme, iç çözümlerin tükendiği hâllere özgü ikincil bir yoldur; kural değil istisnadır.
Eşleştirme ve rıza usulü: Çocuk ile aile arasındaki eşleştirme, iki Merkezi Makam'ın karşılıklı değerlendirmesiyle yapılır. Tüzüğün 16. maddesi, çocuğun tesliminden önce Türk Merkezi Makamı ile kabul eden devletin merkezi makamı arasında evlat edinme konusunda anlaşma sağlanmış olmasını şart koşar. Gerekli rızaların özgür iradeyle, herhangi bir maddi çıkar karşılığı olmaksızın alınmış olması esastır.
Uygunluk belgesi (Certificate of Conformity): Sözleşme'nin 23. maddesi uyarınca evlat edinmenin gerçekleştiği devletin yetkili makamı, işlemin Sözleşme'ye uygun yapıldığını gösteren bir uygunluk belgesi düzenler. Bu belge, evlat edinmenin diğer âkit devletlerde kendiliğinden tanınmasını sağlar; ailenin her ülkede yeniden dava açmasına gerek kalmaz.
Lahey Usulü ile Genel Sınıraşan Evlat Edinmenin Farkı
İki devletin de âkit olduğu bir Lahey evlat edinmesi, genel milletlerarası özel hukuk kurallarına dayanan sıradan bir sınıraşan evlat edinmeden usul yönünden önemli ölçüde ayrılır. Taraflardan birinin âkit olmadığı hâllerde süreç, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun çerçevesinde, uygulanacak hukukun tespiti ve yabancı kararın tanınması ekseninde yürür; Merkezi Makam kanalı ve otomatik tanıma güvencesi devreye girmez.
Buna karşılık Lahey usulünde işlemler baştan iki resmi makam arasında yürür, çocuğun teslimi öncesi mutabakat aranır, teslim sonrası bir yıllık izleme süresi işletilir ve tamamlanan evlat edinme uygunluk belgesiyle diğer âkit devletlerde tanınır. Bu yönüyle Lahey çerçevesi, aileye hem daha öngörülebilir hem de sonradan geçerliliği tartışmaya kapalı bir zemin sunar.
Uygulamada Yol Haritası
Türkiye'den çocuk evlat edinmek isteyen, Lahey âkit devletlerinde yaşayan yabancı uyruklular için pratik adımlar şöyledir: önce kendi ülkelerinin Merkezi Makamına başvurmak ve orada hazırlanan aile değerlendirme (home study) raporuyla uygunluk kararı almak; bu dosyanın kendi devletlerinin makamı eliyle Türk Merkezi Makamı'na iletilmesini sağlamak; eşleştirme ve iki makam arasındaki mutabakatı beklemek; çocuğun teslimini ve bir yıllık izleme sürecini tamamlamak; son olarak Sözleşme'nin 23. maddesi kapsamındaki uygunluk belgesini almak. Türkiye'den yurt dışına yerleştirmelerde çocuğun ülke dışına çıkarılması, ancak Merkezi Makamların onayı ve gerekli mahkeme sürecinin tamamlanmasıyla mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular
Her ülkeden Lahey usulüyle evlat edinme yapılabilir mi? Hayır. Lahey usulü yalnızca hem çocuğun bulunduğu hem de ailenin yaşadığı devletin Sözleşme'ye taraf olduğu hâllerde işler. Taraflardan biri âkit değilse süreç genel milletlerarası özel hukuk kuralları çerçevesinde yürür.
Merkezi Makam'a doğrudan başvurabilir miyim? Kural olarak hayır. Yurt dışında yaşayan başvuru sahipleri önce kendi ülkelerinin merkezi makamına başvurur; dosya bu makam eliyle Türk Merkezi Makamı'na iletilir.
Uygunluk belgesi ne işe yarar? Sözleşme'nin 23. maddesi kapsamında düzenlenen bu belge, evlat edinmenin diğer âkit devletlerde ayrı bir tanıma davasına gerek kalmadan geçerli sayılmasını sağlar.
Lahey evlat edinmesi genel sınıraşan evlat edinmeden neden farklıdır? Lahey usulünde iki devletin Merkezi Makamları resmi işbirliği yapar, eşleştirme ve rıza denetlenir, izleme öngörülür ve karar otomatik tanınır. Genel usulde ise 5718 sayılı Kanun uyarınca uygulanacak hukuk ve tanıma sorunları ön plandadır.
Mona Hukuk Nasıl Yardımcı Olabilir?
Lahey çerçevesindeki ülkelerarası evlat edinme, iki devletin makamları arasında koordinasyon, yabancı belgelerin Türk hukukuna uyarlanması ve titiz bir usul takibi gerektirir. Mona Hukuk olarak Merkezi Makam başvurularında rehberlik ediyor, uygunluk belgesi ve tanıma süreçlerinde destek sağlıyor ve aile mahkemelerinde temsil yürütüyoruz.
Antalya'da danışmanlık için contact@monahukuk.com adresinden yazabilir ya da +90 (242) 606 14 32 numarasını arayabilirsiniz.
Türk Hukuku'ndaki gelişmeleri haftalık özet olarak almak ister misiniz?
Resmî Gazete duyuruları, yargı kararları ve mevzuat değişikliklerini haftalık olarak e-postanıza gönderiyoruz. Ücretsiz; istediğiniz an iptal edebilirsiniz.
İlgili Makaleler
Aile Hukuku
Türkiye'de Soybağının Reddi ve Babalık Davası
14 Tem 2026 · 5 dk okuma
Makaleyi okuAile Hukuku
Türkiye'de Vesayet ve Kayyımlık: Yabancı Aile Üyeleri İçin Rehber
14 Tem 2026 · 5 dk okuma
Makaleyi okuAile Hukuku
Türkiye'de Evli Olmayan Çiftler: Mülkiyet ve Miras Riskleri
13 Tem 2026 · 5 dk okuma
Makaleyi oku