Ticaret & Şirketler Hukuku
Türkiye'de Ticari Sözleşmelerde Mücbir Sebep Hakkınız
Yayın tarihi 14 Temmuz 2026·4 dk okuma
Av. Mona Hukuk Editorial Team - Antalya · Antalya Barosu
Deprem, salgın hastalık, savaş ya da benzer bir olağanüstü durum sözleşmenizi sekteye uğrattığında ne yapacaksınız? Hem siz hem de karşı taraf yasal konumunu net biçimde bilmek zorunda. Türkiye'de iş yapan ya da Türk taraflarla sözleşme imzalayan yabancı uyruklu girişimciler için mücbir sebep hükümleri, giderek daha kritik bir öneme sahip oluyor.
Türk Hukukunda Mücbir Sebep Nedir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), mücbir sebebin doğrudan bir tanımını yapmamakla birlikte sonuçlarını açıkça düzenler. TBK m. 136'ya göre bir borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı nedenlerle imkânsız hale gelirse borç sona erer; borçlu tazminat ödemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mücbir sebep için üç temel unsurun birlikte bulunması gerektiğini kabul etmektedir:
- Dışsallık — Olay, borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelmelidir.
- Öngörülmezlik — Sözleşme kurulurken makul bir kişinin bu olayı önceden görmesi mümkün olmamalıdır.
- Kaçınılmazlık — Borçlunun her türlü önlemi almasına karşın olayı önleyememesi ya da sonuçlarından kurtulamaması gerekir.
Üç unsur birlikte gerçekleşmelidir. Örneğin sözleşme imzalanırken tarafların zaten bildiği bir çatışma ortamı ya da öngörülebilir ekonomik dalgalanma, mahkemelerde mücbir sebep olarak kabul görmez.
Mücbir Sebep ile Aşırı İfa Güçlüğü Arasındaki Fark
Bu iki kavram sıkça karıştırılır; oysa hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
Mücbir sebep (TBK m. 136) tam anlamıyla imkânsızlık durumunu ifade eder. Borçlu ne yaparsa yapsın edimini yerine getiremez. Bu hâlde borç kendiliğinden sona erer.
Aşırı ifa güçlüğü (TBK m. 138) ise ifa hâlâ teknik olarak mümkündür; ancak sözleşmenin kurulduğu anda öngörülemeyen olağanüstü bir durum, dürüstlük kurallarına aykırı düşecek ölçüde borçlu aleyhine değişiklik yaratmıştır. Bu hâlde borçlu hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir; uyarlama mümkün değilse sözleşmeden dönme ya da fesih hakkını kullanabilir.
Uzun vadeli tedarik sözleşmeleri, inşaat projeleri ve lisans anlaşmaları gibi süregelen edim içeren sözleşmelerde m. 138 çok daha sık devreye girer; çünkü tam anlamıyla imkânsızlık nadir rastlanan bir durumdur.
Hangi Olaylar Mücbir Sebep Sayılır?
Türk mahkemeleri deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetleri mücbir sebep olarak tutarlı biçimde kabul etmektedir. Savaş ve iç çatışmalar da belirli koşullar altında mücbir sebep sayılabilir; ancak bunun için söz konusu riskin sözleşme imzalanırken öngörülememesi gerekir.
Buna karşın sıradan ekonomik güçlükler, kur dalgalanmaları, tedarik zinciri aksaklıkları ya da tarafın daha dikkatli davranışıyla önlenebilecek durumlar mücbir sebep olarak kabul edilmez.
Mücbir Sebep Ortaya Çıktığında Ne Yapmalısınız?
Mücbir sebebi ileri sürmek, haklarınızı kendiliğinden doğurmaz; belirli yükümlülüklerin yerine getirilmesini gerektirir.
TBK m. 136 uyarınca borçlu, ifanın imkânsızlaştığını karşı tarafa gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin gecikmesi nedeniyle alacaklının uğradığı ek zarardan borçlu sorumlu olur; üstelik mücbir sebebin varlığı tartışmasız olsa bile bu sorumluluktan kurtulamaz.
Pratikte yapılması gerekenler:
- Olayı anında belgeleyin. Resmi raporlar, devlet bildirimleri, sigorta yazışmaları veya olayın niteliğini ve zamanlamasını ortaya koyan her türlü kanıtı toplayın.
- Karşı tarafa yazılı bildirimde bulunun. Bildirimin içeriği açık olmalı: hangi olay, ifayı nasıl etkilediği ve bundan sonra ne yapılacağı belirtilmelidir.
- Zararı sınırlandırmak için makul önlemleri alın. Mahkemeler, mücbir sebep süresince bile tarafların zararı azaltmak amacıyla elinden geleni yapmasını bekler.
Sözleşmenizde mücbir sebep hükmü varsa, önce o hükmü inceleyin. Sözleşmede öngörülen bildirim süreleri ve koşullar, genel yasal düzenlemenin önüne geçer.
Sözleşmedeki Mücbir Sebep Maddeleri
Türk taraflarla imzalanan sözleşmelerde mücbir sebep hükümleri giderek yaygınlaşmaktadır; ancak kalite büyük farklılıklar göstermektedir. İyi hazırlanmış bir madde şu unsurları içermelidir: hangi olayların mücbir sebep sayıldığı, bildirimin şekli ve süresi, bu süreçte edimlerinin askıya alınıp alınmayacağı veya sözleşmenin sona erip ermeyeceği ve önceden yapılan ödemelerin akıbeti.
Ticari sözleşmelerde yapılan yaygın hataların başında belirsiz mücbir sebep maddeleri gelir. Özellikle Antalya'da turizm, inşaat ve tarım sektörlerinde bu belirsizlik ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Uyuşmazlık ortaya çıktığında ise sözleşmenizde hangi yolun öngörüldüğünü bilmek — tahkim mi yoksa Türk mahkemeleri mi — stratejinizi belirler.
Türkiye'de şube, irtibat bürosu veya bağlı şirket aracılığıyla faaliyet gösteren yabancı yatırımcıların, mücbir sebep riskinin her yapıda farklı biçimde dağıldığını bilmesi gerekir. Bağlı şirket kendi borçlarından bağımsız olarak sorumludur; şubede ise yükümlülük doğrudan ana şirkete uzanır.
Sıkça Sorulan Sorular
S: COVID-19 salgını hâlâ mücbir sebep olarak ileri sürülebilir mi?
Güçlükle. Mart 2020 öncesinde kurulmuş sözleşmeler için teorik olarak mümkündür; ancak tarafların o tarihten bu yana koşullara uyum sağlaması beklendiğinden mahkemeler artık bu savunmaya mesafeli yaklaşmaktadır. 2020 sonrasında imzalanan sözleşmelerde COVID-19'un öngörülemez sayılması neredeyse olanaksızdır.
S: Mücbir sebep sözleşmeyi otomatik olarak sona erdirir mi?
Hayır. TBK m. 136 kapsamında borç kendiliğinden sona erse de taraflar arasındaki diğer hukuki ilişkiler — iade talepleri, tazminatlar vb. — ayrıca çözüme kavuşturulmalıdır. TBK m. 138 kapsamında ise mahkemeden uyarlama ya da fesih kararı alınması gerekir; bu hak kendiliğinden kullanılamaz.
S: Sözleşmemde mücbir sebep hükmü yoksa ne olur?
TBK m. 136 ve m. 138 yasal zemin sağlar. Sözleşmede bu konuya yer verilmemiş olması, genel hükümlerin uygulanmasını engellemez. Ancak özel bir sözleşme hükmü, hak ve yükümlülükleri çok daha belirgin kılar.
S: Türk mahkemesi sözleşmemi yeniden düzenleyebilir mi?
Evet. TBK m. 138 çerçevesinde hâkim, edimi dengeli kılmak amacıyla sözleşme koşullarını değiştirebilir. Bu yetki, birçok hukuk sisteminde bulunmayan güçlü bir araçtır.
Mona Hukuk Nasıl Yardımcı Olabilir
Mücbir sebep uyuşmazlıklarında süreçler hızla gelişir; bildirim yükümlülükleri ise son derece katıdır. Ekibimiz, yabancı yatırımcılara ve girişimcilere sözleşme mücbir sebep maddelerinin incelenmesi ve hazırlanması, belirli bir olayın Türk hukuku kapsamında değerlendirilebilirliğinin tespiti ile mahkeme veya tahkim süreçlerinde temsil konularında danışmanlık sunmaktadır.
Antalya'da bir danışmanlık için contact@monahukuk.com adresinden bize yazabilir veya +90 (242) 606 14 32 numarasından arayabilirsiniz.
Türk Hukuku'ndaki gelişmeleri haftalık özet olarak almak ister misiniz?
Resmî Gazete duyuruları, yargı kararları ve mevzuat değişikliklerini haftalık olarak e-postanıza gönderiyoruz. Ücretsiz; istediğiniz an iptal edebilirsiniz.
İlgili Makaleler
Ticaret & Şirketler Hukuku
Türk Şirket Türlerinde Sınırsız Ortak Sorumluluğu
10 Haz 2026 · 8 dk okuma
Makaleyi okuTicaret & Şirketler Hukuku
Türkiye'de Rekabet Yasağı: Ticari Sözleşmelerde Geçerlilik
3 Tem 2026 · 4 dk okuma
Makaleyi okuTicaret & Şirketler Hukuku
Türkiye'de Genel Kurul Nisabı: Anonim ve Limited Şirketler
27 Haz 2026 · 4 dk okuma
Makaleyi oku